Anasayfa / Genel / Türk dünyasında bir soluk: Cengiz Aytmatov

Türk dünyasında bir soluk: Cengiz Aytmatov


“İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler dahi her şeyi anlatmaya yetmez…”


Fransız yazar/şair Louis Aragon’un “Dünyanın en güzel sevi hikayesi” dediği “Cemile”yi yazan, Türk dünyasında Kırgızların sesini romanlarıyla mübelliğ Cengiz Aytmatov’un ölümünün 14’üncü yılı…


Eserlerinin temelinde Kırgızların sözlü kültürü, geleneği, masalları, destanları ve türküleri yer alıyor.


Babası kurşuna dizildi…


Cengiz Aytmatov, 12 Aralık 1928 tarihinde Kırgızistan’ın Talas vadisinde yer saha Şeker köyünde dünyaya geldi. 4 çocuklu ailenin ilk tapduk.


Devtlet adamı olan babası Törekul Aytmatov’un görevi nedeniyle ilk terbiye yıllarını Moskova’bile geçiren Cengiz, Törekul Aytmatov’un rejim tarafından suçlanması nedeniyle eğitimine sıra vermek zorunda kaldı.

[Fotoğraf: AP]


Törekul Aytmatov, 1937 yılında sadece Kırgız Türkçesini savunduğu için Rus lideri Stalin tarafından “halk düşmanı” olarak ilan edildi. Törekul Aytmatov, yerde nedenle evinden ve ailesinden koparıldı, kurşuna dizilerek öldürüldü. Aytmatov ailesi, babalarının öldüğünü yaklaşık 20 yıl sonra öğrendi.


“Her şeyi anlamıştım, en azından hissetmiştim birbirimizi tek henüz asla göremeyecektik”


Cengiz Aytmatov trajedisinin ilk sayfasında babasından ayrılışı vardı:


“Henüz 6 aylık olan küçük Rosa ile beraberce 4 kardeştik. Babam Kazan garına götürmüştü bizi. Tren oradaydı. Kapıları açıktı. Vagonun akraba bize rezerve edilmiş bölümlerden oluşuyordu. Altlı üstlü ranzalar vardı. Babam bunlardan ikisine bizi yerleştirdi. Ve vedalaştı. Annemin nasıl ağladığını ve babamın kendisine nasıl güçlükle hakim olabildiğini görüyordum. (…) Bu arada tren hareket etti ve yürümeye başladı. Babam uzun müddet, gücünün yettiği kadar pencerenin yanı sıra koştu, bize el salladı, salladı… Ben ranzanın üst tarafındaydım, her şeyi anlamıştım, en azından hissetmiştim birbirimizi tek henüz asla göremeyecektik.”


“İnsanın kaderini yoğuran yer”


Törekul Aytmatov’un ölümü onları Moskova’dan Şeker köyüne yönlendirdi. Şeker köyü, Cengiz Aytmatov’un deyimiyle, “insanın kaderini yoğuran” tek yerdi.

[Çizim: Haberler/ Nursel Cobuloğlu]


Cengiz Aytmatov’un babaannesi Ayımkan Hanım ve Karakız Apa, Cengiz’açınık masallar, efsaneler, maniler türküler anlattı. Bu anlatılar sadece “tahkiye” olarak kalmadı, Cengiz’in yaralı bedenini dahi iyileştirdi.


Aytmatov ailesi, 1938 yılında Kirovskoye’ye taşındı. Cengiz eğitimine buradaki Rus yatılı toprak okulunda sürme etti.


Hikaye yazmaya, tercüme yapmaya başladı


II. Dünya Savaşı’nın en zor yılı olan 1942’dahi okulu bırakarak küçük yaşına rağmen köy sovyetine (kolhoz) sekreter oldu, vergi memurluğu ve Rusça öğretmenliği yaptı. Cephe gerisinde evladını/eşini yitirmiş, haris perişan, onulmaz insanların yüzüne yansıyan acıyı kendi gözlemleyerek büyüyen Aytmatov, yerde gözlemlerinin hafızasında yarattığı etkiden, hemen hemen eksiksiz eserlerinde faydalandı.

[Fotoğraf: DepoPhotos]


Savaştan sonra ailesiyle Cambul’a taşınınca 1946’bile Veteriner Teknik Okulu’na girdi. Burada hocalarının etkisiyle Rus klasiklerini okumaya başladı. Şiir dahi yazmasına rağmen tek hocasının tavsiyesiyle hikayeye yöneldi, yazı ve tercüme çalışmaları yaptı.


Hikayesi Pravda gazetesinde yayımlandı


Veteriner Teknik Okulu’nda 2 yıl okuduktan sonra yüksek öğrenimini 1953 yılında Bişkek’teki Tarım Enstitüsü’nde tamamladı.


Aytmatov’un, Tarım Enstitüsü yıllarında okumaları henüz sıklaştı ve boyut kazandı.


Cengiz Aytmatov, 1952’dahi Rusçaya çevrilerek Pravda gazetesinde yayımlanan ilk öyküsü “Gazeteci Cyuda”yı yazdı. Yazdıklarıyla literatür eleştirmenlerinin dikkatini cazip Aytmatov, yazı yeteneğini henüz bile geliştirmesi için, yaratıcı yazarlık dersleri veren Moskova’daki Gorki Edebiyat Enstitüsü’ne çağrı edildi.


“Dünyanın en güzel sevi hikayesi”


1958’dahi ise kök çıkışını yaptığı “Cemile” ünlü öyküsünü kaleme öncü ve öykü, Sovyetlerin en ünlü literatür dergisi Novy Mir’dahi (Yeni Dünya) yayımlandı.


Devrin Sovyet literatür dünyasında geniş yankılar uyandıran öykü, haksız eleştirilere uğradı. Eleştirilerin ve tartışmaların ortasında öykü, Fransız yazar/şair Louis Aragon’un dikkatini çekti. Aragon, Cemile’yi “atlas en güzel sevi hikayesi” sözleriyle nitelendirerek Fransızcaya tercüme yazar geniş tek takdimle yayımladı.


Dünyada yetişkin yankı bulagan Aytmatov’un eserleri, Aragon’un sunuşundan sonra çevre dillerine çevrildi ve tartışmalar bile kendiliğinden sona erdi.


Pravda gazetesinde Orta Asya muhabiri


Stalin’in ölümü, Aytmatov’un henüz rahat hareket etmesini sağladı. 1957’dahi Sovyet Komünist Partisi’ne ve Sovyet Yazarlar Birliği’ne, 1958 yılında Moskova’bile Edebiyat Fakültesi’ne kabul edildi.


1959 yılında Novy Mir’in editörlüğünü yaptı ve buradaki görevini 1967 yılına kadar sürdürdü. Novy Mir’takt sonra Literaturnyi Kırgızistan dergisi editörlüğü ve anadut yıl süresince süren 1960-1965 yılları arasında Pravda Gazetesi Orta Asya muhabirliğini yaptı.


Kırgızistan millî yazarı: Aytmatov


1963 yılında “İlk Öğretmen”, “Deve Gözü”, “Cemile” ve “Selvi Boylum Al Yazmalım” ünlü öykülerden oluşan Steplerden ve Dağlardan Hikâyeler ünlü yapıtıyla Lenin Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.


1968’dahi Büyük Sovyet Edebiyat Ödülü’nü öncü ve tıpkısı yıl Kırgızistan milli yazarı seçildi.


Üst seviye üyelikler


1969’bile Asya-Afrika Halkları Kültürel Dayanışma Teşkilatı Başkan Yardımcılığına seçildi.


1978’dahi Yüksek Sovyet Prezidium’u tarafından “Sosyalist İşçi Kahramanı” olarak ödüllendirildi.


Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi ve Kırgızistan Bilimler Akademisi üyeliklerinin yanı sıra Issık-Göl Forumu Başkanlığı gibi pek sayı üst seviye üyeliklerde bulundu ve ödüller öncü.

[Grafik: Haberler]


Pek sayı uluslararası ödül


1983’te, Gün Olur Asra Bedel ile “Büyük Sovyet Edebiyat Ödülü”nü ikinci kez kazandı, akabinde Pablo Neruda Ödülü’ne layık görüldü.


1985 ve 1991 yılları arasında Kırgızistan Sinemacılar Birliği, Sovyet Parlamentosu Kültür ve Ulusal Diller Komitesi Başkanlıkları ile Sovyet Yazarlar Birliği Sekreterliği görevlerinde bulundu.


Uluslararası sayı ödül saha yazar; 1988’dahi Japonya Doğu Felsefesi Enstitüsü Akademi, 1992’dahi İlesam Üstün Hizmet, 1994’te Avusturya Avrupa Edebiyatı Devlet, 1998’dahi Friedrich Rueckert ile 2004’te Alexender Men ve Leo Kopelev ödüllerini öncü.

[Fotoğraf: AP]


Ülkesini sefirikebir olarak temsil etti


1996 yılında Kırgızistan’ın UNESCO temsilciliğine atandı.


Talas bölgesi milletvekilliği dahi yapan Aytmatov, 1990-1994 yılları arasında Sovyetler Birliği’ni ve Rusya’yı Lüksemburg’bile, 2008 yılına kadar bile Kırgızıstan’ı Lüksemburg, Hollanda, Belçika ülkelerinde sefirikebir olarak temsil etti.


10 Haziran 2008’dahi hayatını kaybetti…


Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için Tataristan’ın başkenti Kazan’a gittiği dönemde,16 Mayıs 2008 tarihinde rahatsızlandı. Cengiz Aytmatov, sakatat yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya’ya götürüldü.


Almanya’nın Nürnberg şehrinde tedavi gören Cengiz Aytmatov, 10 Haziran 2008’dahi hayatını kaybetti. Evli ve 4 evlât babası olan yazar, 1937’dahi babasıyla beraberce 137 aydının gizlice kurşuna dizilip gömüldüğü Bişkek’teki Ata-Beyit’te toprağa verildi.

[Fotoğraf: AA]


Yaşantılar ve mitik tek haber


Cengiz Aytmatov’un mito-poetiğini kuran üç temel unsuru:

Manas Destanı başdu olmak üzere Kırgız kültürünün binlerce yıllık sözlü geleneği olan masallar/efsaneler/ türküler/inanmalar

 Rusça vasıtasıyla tanıdığı Rus ve çevre edebiyatından Tolstoy, Dostoyevski ve Puşkin gibi yazarların etkisi

Cengiz Aytmatov’u akademik anlamda yönlendiren, biçimlendiren Gorki Edebiyat Enstitüsü ve enstitüde aldığı yüksek yaratıcı yazarlık dersleri


Hikaye ve romanlarında günlük yaşanmışlıkları kendi hayat felsefesinin içine oturtur. Yaşadığı çağdaki insanların problemlerini yansıtan eserlerinde ifade tek noktadan sonra mitik tek duyumla birleştiği gibi kahramanlar bile az kişiliklerinden sıyrılıp mitsel tek düzlemde Manas’ın kahramanlarıyla özdeşleşir.


Aytmatov’un dünyasında tabiat ve doğadaki unsurlar insan kadar önemli. O, bunları şiirsel tek üslupla ve başarıyla eserlerine yansıtır.


Dünya literatürüne “mankurt” kavramını kazandıran yazar


Aytmatov, “mankurt” kavramını 1980’dahi kaleme aldığı “Gün Olur Asra Bedel” romanında tarihine küsen, geçmişini unutan, ailesine, mensup olduğu milletine, öz değerlerine yabancılaşan ve gayesi olmayan insanların mensup oldukları milletleri uyarmak için kullandı.


“Aytmatov ve tiyatro” ünlü tiyatro festivalinde Azerbaycanlı oyuncular, “Mankurt” oyununu geçen sene Bişkek’te sahneye koydu.

[Fotoğraf: DepoPhotos]


Cengiz Aytmatov çift konuşkan yazarlardandı. Önceleri eserlerini Kırgızca yazıp Rusçaya çevirirken henüz sonra Rusça yazıp Kırgızcaya tedvir yolunu tercih etti.


Eserlerinin bazıları: Yüz Yüze, Cemile, Deve Gözü, İlk Öğretmen, Selvi Boylum Al Yazmalım, Toprak Ana, Beyaz Gemi, Dişi Kurdun Rüyaları, Elveda Gülsarı, Kızıl Elma…


“Kelimeler yetmez…”


Cengiz Aytmatov, yazdığı eserlerle Türk dünyasının, Kırgızların sesi oldu. Gelenekten besleyerek yoğurduğu eserlerinde 2’nci Dünya Savaşı dönemini, Kırgız halkının yaşadıklarını, acılarını, kültürünü anlattı fakat:


“İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler dahi her şeyi anlatmaya yetmez…”


Grafik: Hafize Yurt Ateş

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

İlginizi Çekebilir

Antik çeşmeden 1800 yıl sonra yeniden su aktı

Antalya’nın 18 kilometre doğusunda, Aksu ilçesi sınırlarındaki Pamfilya bölgesine başkentlik yapmış Perge Antik Kenti’nde, 1946’bile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.