Anasayfa / Genel / Drakula’nın sivri dişleri, ilk kez bir Türk filminde görülmüş

Drakula’nın sivri dişleri, ilk kez bir Türk filminde görülmüş


19’uncu yüzyılda Avrupa’bile ortaya kaynak sinema, 20. Yüzyılda tek endüstriye dönüştü. Korku filmleri ise en sayı izlenen türler arasında yer öncü.


Bugün atlas hemen her yerinde film denildiğinde akla gelenlerden bazıları korku filmleri oluyor. Kan emerek insanları öldüren vampir Drakula, ilmî çalışmaların ortaya çıkardığı kurt olan Frankenstein, binlerce yıl piramitlerde yaşayan kalmayı muvaffak mumyalar, dolunayda canavara dönüşen kurt adamlar, insanların bedenlerine giren şeytanlar, bedensiz varlıklar olan hayaletler, zaten ölü oldukları halde ortalıkta gezinen zombiler, psikopatlar, seri katiller ve tahavvül geçirerek canavara dönüşen hayvanlar… Korku filmleri, bunları herkese ezberletti.

[2020 yapımı Wolfman filminden tek kare]


Canavar, huysuz, yarasa, kurt”’b”’>


Dr. Uğur Kılınç tarafından hazırlanan ve Karakarga Yayınları tarafından yayınlanan ’50 Maddede Korku Sineması’ kitabı, korku filmlerine ilişkin kodları ortaya koyuyor.


Kitapta yer saha bazen tespitler şöyle:


Korku ve gerilim filmleri farklı türler. Korku etiketli filmler, 1950’lerden itibaren yapılmaya başlandı.


İlk korku filmlerinin temelinde, mitler, folklor ve literatür vardı.


Şeytan, kurt, huysuz, yarasa, kurt gibi karakterler; şato, mezarlık, harabe gibi mekânlar; karakterlerin kendi­lerini güvende hissetmedikleri, hayatlarını tehlikeye düşüren ahval ve olaylar unsurları, izleyicilerin korkularını harekete geçiren unsurlar.


Bugünkü anlamda ilk korku filmi örnekleri, George Méliés’inLe Manoir du Diable (1896, Şeytanın Şatosu), Le Chaudron Infernal (1903, Cehen­nem Kazanı) ve Le Monstre (1903, Canavar) isimli filmleri.


Sessiz sinema döneminde korku ve gerilim filmleri ilk olarak Almanya’bile görülmeye başlandı.


Hollywood’bile çekilen ilk korku filmlerinde Gotik sanat öne artık. Robert Louis Stevenson’ın 1886 yılında yayınlanan romanı ‘Dr. Jekyll and Mr. Hyde’ adıyla, 1920 yılında film haline getirildi.


[50 Maddede Korku Sineması, Dr. Uğur Kılınç tarafından yazıldı.]


Sesli sinema ile çığlıklar duyuldu”’b”’>


1927 yılında sesli film festival başlayınca korku filmlerine ses efektleri ve rahatsız alkar diyaloglar eklendi.


İlk ‘Drakula’ filmi, 1931 yılında Universal tarafından Tod Browning yönteminde yapıldı. Başroldeki Bela Lugosi, unutulmaz oyuncular arasına girdi.


Korku filmleri, sağladığı gişe başarısı ile ‘A Tipi’ yani yüksek bütçeli ve yıldız oyuncuların yer aldığı filmler arasına girmeyi başardı.


1953 yılında Andre De Toth tarafından yönetilen ‘House of Wax’ geniş ekranda gösterilen ilk korku filmi oldu.


Korku sineması, televizyonda ‘Fright Night’, ‘Twilight Zone’, ‘Alfred Hitchcock Presents’, ‘Buffy te Vampire Slayer’ gibi dizilerin yapılmasına neden oldu.


Korku filmlerinde kurt, bastırılmışın geri dönüşümü, iğrençlik gibi unsurlar kullanılıyor.


Korku filmlerinde ilk dönemlerde kadınlar ya dişiliğiyle etkileyen canavarlar olarak ya bile canavarların kurbanları olarak kullanıldı.

[1996 yapımı Wes Craven tarafından yönetilen ‘Çığlık’ filmi ve ünlü maske.]


1. korku furyası”’b”’>


1931-1936 arasında ABD’dahi 30 korku filmi vizyona girdi ve ‘1. Korku Furyası’ olarak adlandırıldı. 1936 yılından sonrasına ise ‘2. Korku Furyası’ denildi.


1980’li yıllarla beraberce ‘kesme-prizma (slasher) filmleri’ öne artık. 1978’dahi vizyona giren ‘Halloween’in başarısının akabinde 1980 yılında vizyona giren ‘13. Cuma’, 1984 yapımı ‘Elm Sokağında Kâbus’ hatta 1996 yılında vizyona giren ‘Çığlık’, yerde türün önemli örnekleri oldu.


Japon yapımı Hideo Nakata’nın 1998 yılına ilgili filmi ‘Ringu’, 2022’dahi Gore Verbinski tarafından ‘The Ring (Halka)’ adıyla yeniden çekildi ve korku filmlerinde Asya etkisi başladı.


Korku filmlerinde, ekolojinin bozulması sonucu ortaya kaynak ahval ve canavarlar bile kullanıldı. Örneğin 1950 yılına ilgili Gordon Douglas’ın yönettiği ‘Them’ filmi, nükleer saldırı sonrası ortaya kaynak devasa karıncaları kullanarak korkuttu.


Mutasyona uğrayan hayvanlar, varyasyon geçiren tabiat, ekolojinin bozulmasıyla derinlerde yaşayan bazen türlerin ortaya sökmek, korku filmlerinde şarap şarap kullanılan unsurlar oldu.


‘Nosferatu, Eine Symphonie des Graunens’, ‘Dracula’, ‘The Exorcist’ gibi pek sayı korku klasiği, yazınsal eserlerden uyarlandı. Özellikle, Stephen King, Dean Koontz, Peter Straub gibi yazarların sayı romanı sinemaya uyarlandı.


Korku filmlerinde sürme filmi yapmak oldukça yaygındır. ‘Çığlık’, ‘Halloween’ örneklerinde olduğu gibi. Bir başka yaygın itiyat ise tutmuş tek filmi, yeniden çekmektir. ‘Teksas Katliamı’, ‘Omen’, ‘Evil Dead’ filmlerinde olduğu gibi.

[1992 yılı yapımı ‘Bram Stoker’dan Dracula’ filminden tek sahne.]


Şatolar, mezarlıklar, kilitli kapılar”’b”’>


Korku filmlerini ayakçak izlemesi istenmez ve sınırlamalar vardır yalnız aile korku filmlerinde korkutucu ya bile kurban olarak kullanılır.


Korku filmlerinde şatolar, mezarlıklar, karanlık koridorlar, kilitli kapılar, loş kaldırımlar gibi görüntüler sık sık kullanılır. ‘Halloween’ ya bile ‘Jaws’ filmlerinde olduğu gibi kimi zaman müzik dahi öne menfaat.


İnanca ilişkin korkular, yerde tür filmlerde sık sık kullanılır. Şeytan tarh gibi görüntülere, günah işleyenlerin cezalandırılmasına ilişkin unsurlara yer verilir.


Korku filmlerine ilişkin ilk festival, 1968 yılında Barselona’bile düzenlendi.


İlk Türk korku filmleri, 1949 yılında Aydın Akaron’un yönettiği ‘Çığlık’ ve 1953 tarihli, Mehmet Muhtar’ın yönettiği ‘Drakula İstanbul’bile’ filmleri oldu. Ancak ‘Çığlık’ filminin zaman tek kopyası bulunmuyor.


Yerli kaynak sıkıntısı harekete geçirdi”’b”’>


19 Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Uğur Kılınç, kitabı yazma fikrinin, kendi ilgisiyle başladığını söylüyor. “Edebiyat yazarayım, korku sinemasında Gotik türde yazıyorum. Fark ettim ki Türkçede korku sineması üzerine yapılan yayınların hemen hepsi tercüme. Bizden kaynak tek akademik kitaba rastlamadığım için böyle tek emek yapmak istedim” tekbencilik Kılınç, şunları dile getiriyor:


“Korku sineması, son yirmi yıldır akademik olarak bile sayı ilgi çekiyor. Komedi ve korku, ekonomik filmlerdir. Uygun bütçelerle çekilebilirler. Oysa bizde komedi filmi çokken, korku filmi sayı rengi çekiliyordu. Bizde dahi son dönemde korku filmleri çoğaldığı için, Batı sinemasını bile inceleyerek genel okura hitap fail tek kitap hazırlamak istedim. Sinema, edebiyatla yakın ilişki içinde. İnşallah sektöre dahi faydası olur.”



“‘Drakula İstanbul’bile’ gurur duyulacak tek örnek””’b”’>


Son dönemde Türkiye’dahi yapılan korku filmlerini sayı muvaffakiyetli bulmadığını tamlayan Kılınç, sözlerini şöyle sürdürüyor:


“Tutmuş tek formülü tekrarladıkları için muvaffakiyetli bulmuyorum. Oysa Türk sinemasında gurur duyacağımız örnekler var. Mesela ‘Drakula İstanbul’bile gurur duyulacak tek örnek zira çevre sinemasında vampirin dişleriyle göründüğü, duvarda tırmandığı ilk filmdir.


‘Ölüler Konuşmaz ki’, ‘Kadın Düşmanı’ gibi filmler sayı başarılıdır. Hitchcock’u, ‘Psycho’ filmiyle överiz ama İlhan Elgin’in ve 1967 yapımı ‘Kadın Düşmanı’ filminin hakkının yenildiğini düşünüyorum. Metin Erksan’ın 1974 tarihli ‘Şeytan’ filmi dahi Türkiye’ye uyarlanması oldukça muvaffakiyetli diyebiliriz. Bugünün teknolojisine göre geride kalmış olsalar bile sinemanın dilini kazandığı ve yeni türlerin Türk sinemasına girdiği devre açısından önemlidir.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

İlginizi Çekebilir

Süleyman Çelebi radyo tiyatrosu ile anılıyor

TRT Radyoları, “2022 UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri” arasına kırılan Süleyman Çelebi’yi vefatının 600. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Generated by Feedzy