Anasayfa / Genel / Büyük Çamlıca Camii’ni 3 yılda 25 milyon kişi ziyaret etti

Büyük Çamlıca Camii’ni 3 yılda 25 milyon kişi ziyaret etti


Fikir projesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilgili olan ve 268 rakımlı Çamlıca Tepesi’nde temeli 7 Ağustos 2013’te atık Büyük Çamlıca Camii, Osmanlı-Selçuklu mimari tarzı ile günümüz çizgilerini bütünleştiren şehrin sembolleri arasına katıldı.


İstanbul’un siluetinin önemli tek parçası haline gelen ve mimarisiyle dikkati cazip Büyük Çamlıca Camii’nin açılışının üzerinden üç yıl geçti.


34 metre çapındaki kubbesi İstanbul’u simgeliyor


Heybetli yapısına yakışır anlamda bazen rakamsal büyüklükleri dahi ihtiva fail caminin üç şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi’ne ithafen 107,1 metre, iki şerefeli 2 minaresi ise 90 metre yüksekliğinde.


Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi Türkiye’dahi yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul’u simgeliyor.


Dünyanın en yetişkin alemi


Caminin ana kubbesinin üzerinde 3 metre 12 santimetre genişliğinde, 7 metre 77 santimetre yüksekliğinde, 4,5 ton ağırlığında millet bulunuyor.


Nanoteknolojiyle renklendirilen ve 3 parçadan oluşan millet, atlas en yetişkin alemi olma özelliğini taşıyor.


Büyük Çamlıca Camii, 5 metre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde ve 6 ton ağırlığındaki ana kapısıyla bile dünyadaki en yetişkin ibadethane kapılarından aylık sahip.


“Asrın mührü” yapı, 3 1000 500 metrekarelik sanat galerisi, 3 1000 metrekarelik kütüphane, 1071 kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi, 3 1000 500 araçlık kapalı otoparkı bünyesinde barındırıyor.


Cami, ses, ışık, ısıtma, havalandırma ve güvenlik sistemleriyle dahi farkını ortaya koyuyor.


“İstanbul’bile gezilecek yerler listesine girdi”


Çamlıca Cami ve Eğitim Kültür Hizmetleri Yaptırma Derneği Başkanı Ergin Külünk, yaptığı açıklamada, ilk kez 7 Mart 2019’bile Berat gecesinin sabah namazında camiyi cemaatle buluşturduklarını, 3 Mayıs 2019’bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle resmi açılışı gerçekleştirdiklerini hatırlattı.


Projesini 60 ayda hazırlayıp tamamladıkları caminin, beklentinin üzerinde tek ilgi gördüğünü tamlayan Külünk, şöyle konuştu:


“Açılışımızdan kısa tek süre sonra başlayan salgın hastalık nedeniyle ülkemizdeki kapanmadan camimiz dahi payına düşeni öncü. 2 seneyi geçkin tek süre camimiz rengi sayıda cemaatle muhatap oldu. Pandeminin azalmasıyla camimiz eski cemaatiyle eski ilgiyle tekrar karşı karşıya kaldı. Bunun en son örneği Kadir Gecesi yaşandı. Çok güzel tek yoğunluk yaşadık. Tahmin ediyorum 25 1000 civarında insanımız geldi. Sahura kadar süren tek insan sirkülasyonu oldu. İnsanımız memnun. Türkiye’nin hemen hemen her yerinden hem ziyaretçimiz hem dahi ibadet etmek için camimizi tercih fail insanımız geliyor.”


Caminin resmi açılışından sonra atlas farklı ülkelerinden insanları bile misafir ettiklerini nâkil Külünk, “Büyük Çamlıca Camii, İstanbul’bile gezilecek yerler listesine girdi. Bu bile bizi tek anlamda sayı memnun ediyor başka anlamda bile mesuliyetlerimizi artırıyor. Burada henüz kaliteli hizmet nasıl veririz tartışmalarını yaşamaya gayret ediyoruz.” dedi.


Kütüphanesi 50 1000 ciltlik kitap barındırıyor


Ramazan ayının başında İslam Medeniyetleri Müzesi’nin açıldığını anımsatan Külünk, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Müzenin açılışını, 3 Mayıs’tan sonraya, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bırakmıştık. Müzemizi kamuoyuyla tanıştırdık. Müzemiz ücretsiz olarak ziyaret edildi. Kadir Gecesi sahura kadar ziyaret sürme etti. Net rakam henüz gelmedi yalnız 150 kapı geçen insan sayısı müzemizi tek aylık süre zarfında ziyaret etti. Bu sayı ciddi tek rakam. Temenni ediyoruz ki yerde rakamlar artarak sürme edecektir. Anadolu yakasında yerde büyüklükte tek müzenin olmaması, Milli Saraylar Daire Başkanlığımızın idare ettiği tek müzenin olması, kamuoyunun pozitif tepkileriyle karşılaştı. Bu bile bizi sevindiriyor. Camimizin açılışından bugüne kadar geçen süre zarfında yaşadıklarımızdan memnunuz. Her gün, zaman açıyormuşuz gibi tek şevkle ve aşkla yürümeye gayret ediyoruz.”


Ergin Külünk, külliyede camini sayılmazsa 8 sanat atölyesi, konferans salonu, kütüphane, sanat galerisi ve müzenin yer aldığını belirterek, kütüphanenin kendilerini “pozitif anlamda yanılttığını” dile getirdi.


Büyük tek ilgiyle karşılaştıklarının altını çizen Külünk, “Kütüphanemiz orta kabile tek kütüphane ve 50 1000 ciltlik kitabı var. 4 bine yakın kitap, insanlarımızın elinde. Ayrıca eğitmensiz tek terbiye merkezi olarak kullanılıyor gece 00.00’a kadar.” dedi.


“25 milyon insan Türkiye’nin ve atlas her yerinden ziyaret etti”


Salgın yaşanmasa Büyük Çamlıca Camii’ni 50 milyon kişinin ziyaret etmiş olacağını ifade fail Külünk, “Camiye girerken, pabuç poşeti veriyoruz. Ne kadar poşet aldığımız bile malûm. 50 milyon civarında insan olur niteleyerek tahmin ediyorduk ama pandemi nedeniyle bunun yarısını gerçekleştirdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. 25 milyon insan Türkiye’nin ve atlas her yerinden ziyaret etti. ” değerlendirmesinde bulundu.


“Gençlerimizin ilgi gösterdiği alanların başında sayısal olarak yapılan gösteriler bulunuyor”


İslam Medeniyetleri Müze Müdürü Nezih Ertuğ bile caminin yetişkin tek külliyenin içinde yer aldığını, külliyenin en önemli parçalarından birinin dahi İslam Medeniyetleri Müzesi olduğunu belirtti.


Müzenin ramazan ayının ilk günlerinde açıldığını ve yetişkin ilgi gördüğünü ifade fail Ertuğ, sözlerine şöyle sürme etti:


“Müzemizi farklı kılan özelliklerden tek tanesi henüz önce hiçbir müzede, hiçbir sergide yer almamış eserlerin ilk kez sergilenmesi. Müze konseptimiz içinde kutsal emanetler, padişah kaftanları, tılsımlı gömlekler, Fatih Sultan Mehmet Han’ın çocukluk karalama defteri, ilk Osmanlı sikkesi olan Osmangazi’nin bastırdığı sikke, ilim objeleri, hat levhaları, Kabe ve Surre hepsi döneminden kalan kıymetli örtülerin sergilendiği, 15 farklı temadan oluşan tek müze konseptimiz var.


Normal eserlerin sayılmazsa sayısal enstalasyon dediğimiz özellikle ab-ı hayat konsepti, suyun dünyaya inmesiyle dünyaya verdiği tebeddülât, materyalizm hayatın oluşması gibi sayı farklı hem 21. yüzyıla ilgili yeni tek müze konseptini dahi barındırıyor.


Gençlerimizin ilgi gösterdiği alanların başında sayısal olarak yapılan gösteriler bulunuyor. Özellikle İslamiyet’in doğuşuyla ilgili enstalasyonumuz var. İslamiyet nerede doğdu, nasıl gelişti? Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşu, gelişimi, Anadolu ve Avrupa’ya yayılmasıyla ilgili sayı farklı enstalasyonlarımız var. Bunlar bile gençlerimiz tarafından ilgiyle karşılanıyor.”


Kutsal emanetlerin müzeye başka tek üstün kattığını bile ifade fail Ertuğ, ziyaretçilerin yerde bölümde henüz uzun süre kaldığını anlattı.


Kutsal emanetlerin esas merkezinin Topkapı Sarayı olduğunu hatırlatan Ertuğ, “Fakat Topkapı Sarayı’na ulaşamayan ziyaretçilerimiz için dahi kutsal emanetleri anlattığımız tek video odamız var. Bu odamızda kutsal emanetlerin tamamını görüp, ziyaret yazar, öğrenebiliyorlar. Aşağıdaki galerilerimizde Hücre-i Saadet Perdesi yani Resulullah Efendimizin Medine-i Münevvere’dahi yatmış olduğu Türbe-i Şerif’in 19. yüzyıla ilgili kapı perdesi sergileniyor. Sakal-ı şerifler sayı önemli. Özellikle kutsal günlerde önemli ziyaretgahlardan oluyor. Peygamber Efendimizin şeklini, özelliklerini yazı ile müfit Osmanlı hat sanatında ve İslam coğrafyasında yetişkin önem gören hilye-i şeriflerimiz var. ” dedi.


Müzenin en kıymetli objesi ilk Osmanlı sikkesi


Nezih Ertuğ, müzenin önemli eserlerinden birinin dahi Topkapı Sarayı’ndan getirilen ve önemli savaş objelerinden olan Kanuni Sultan Süleyman Han’ın kılıcı olduğunu belirtti.


Tarih kitaplarında Osmanlı’ya ilgili ilk sikkenin Orhangazi döneminde basıldığı bilgisinin yer aldığını nâkil Ertuğ, “Fakat yapılan son araştırmalardan sonra ilk sikkeyi Orhangazi’nin olumsuzlama, Osmangazi’nin bastığı bulundu. Dünyada tek örneği olan yerde sikkeyi müzemize kazandırdık. Müzemizi ziyarete gelmek isteyen misafirlerimiz, ilk Osmanlı sikkesini ziyaret etmiş olurlar. Malum sikke sayı önemli. Bir bütçe kuruluşunda bayrağınız, sancağınız ve paranız olmazsa, mevki statüsüne girmemiş olursunuz. Osmangazi dahi bayrağı, sancağı ve sikkesi ile gerçek tek mevki olduğunu o dönemde kanıtlamış oluyor. Biz dahi onun belgesini bulduk. Bizim için dahi sayı önemli.” dedi.


Sikkeyi sergilemek için Arkeoloji Müzeleri’nden aldıklarını müfit Ertuğ, “Ramazan ayında toplayan gezisi adetleri vardır. Bu toplayan gezileriyle beraberce öğrenci grupları bile geldi. Yaklaşık 150 1000 misafirimizi müzemizde ağırladık. Bu müze için olumlu geri bildirimler aldık.” niteleyerek konuştu.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

İlginizi Çekebilir

Gre Fılla Höyüğü’nde 2 bin 687 eser gün yüzüne çıkarıldı

Höyükte 2018’takt yerde yana Diyarbakır Müze Müdürlüğü başkanlığında Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.